Bursa Psikiyatri
  Psikiyatrist ve Psikoterapist Ali Algın Köşkdere  0224 232 33 70  0224 232 33 02 0554 342 82 88
PSİKİYATRİ

ÖZEL DOSYALAR

PSİKİYATRİ ÇALIŞANLARINA

PSİKİYATRİ/PSİKOLOJİ KİTAPLIĞI

SANAT-I-YORUM

Psikoterapide Nesne Iliskisi

Agir Kisilik Bozukluklarinda Psikoterapötik Stratejiler

Sevgi, Suçluluk ve Onarım

Göç ve Kimlik

Psikanalitik Psikoterapiler

Yas Tutmama Mücadelesi

22/08/2005'den beri
 Bugün  422 
 Toplam  1529519 
Bugün: 16/04/2014

Anasayfa » DEPRESYON

DEPRESYON



ATİPİK DEPRESYONUN KLİNİK BELİRTİLERİ


Tipik depresyondan farklı biçimde yaşanan depresyon biçimleri de vardır. Bunlarla ilgili detaylı bilgileri aşağıda bulabilirsiniz;

1950’li yıllardan bu yana klinik gözlem ve deneyimlere dayanarak atipik depresyonla ilgili  farklı tanımlar yapılmıştır.  Davidson ve ark. atipik depresyonu ikiye ayırmışlardır. A tipi, kaygı ve gerginliğin ön planda olduğu, bedensel belirtiler, fobiler, panik ataklar içeren tip olup genelde anxiete bozukluklarına benzer. V tipi uyku, iştah, libido artışı gibi, zıt vejetatif belirtiler ve akşam kendini kötü hissetmeyle birlikte ağır letarji ile karakterizedir. V tipi olarak bilinen depresyonlar günümüzde yaygın kullanılan atipik tanımına daha çok uymaktadır.

Klein, reddedilmeye aşırı duyarlı, MAO inh. daha iyi yanıt veren ,aşırı yeme ve uyuma gözlenen histrionik ve dikkat çekme eğilimi olan kişilerde karakterolojik bir durum biçiminde özel bir atipik depresyon (histeroid disfori) tanımlamıştır. Bu bireylerde reddedilme duygularına bağlı  fırtınalı ilişkiler, reddedilme ve eleştiriye tepki olarak önemli sorumlulukların sık sık ihmal edilmesi ve red olunacağı korkusu ile romantik ilişkilerden kaçınma söz konusudur. Akiskal ve Weise histeroid disforinin bir karakter spektrum bozukluğu olarak kabul edilmesinden yanadırlar. Kolombiya Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı bu alanda  yapılan çalışmaların  tutarlılığını arttırmak ve belirsizliği en aza  indirmek için  tanı kriterleri  oluşturmuşlar ve  atipik depresyonu,  bir  major veya minör depresif epizod   varlığında,  duygudurum tepkiselliğine ek olarak  ters vejetatif bulgular ( uyku artışı, artmış iştah , kilo artışı , hiperfaji) kurşun paralizisi, reddedilmeye duyarlılık semptomlarından en az birinin olması şeklinde tanımlamışlardır.

Bugün atipik depresyon DSM- IV tanı kriterleri içinde aşağıdaki şekliyle yerini almıştır.

    A.Duygurumda tepkiselliğin görülmesi ( yani gerçekten olumlu olan ya da olumlu olduğu düşünülen olaylara tepki olarak duyguduruma düzelme olur.)

B. Aşağıdakilerden ikisi yada daha fazlası bulunur.

C. Belirgin kilo artışı ya da iştahta belirgin bir artma

D. Uyku artışı

E .Ağır paralizi ( yani kollarda ya da bacaklarda ağırlık, kurşun gibi olma duygusu)

F. Belirgin bir toplumsal ya da mesleki bozulma ile sonuçlanan kişilerarası ilişkilerde süregiden reddedilmeye duyarlılık ( duygudurum bozukluğu epizodları ile  sınırlı değildir.

 

DSM-IV kiriterleri içine yer almamış ancak ancak atipik    depresyonda görülebilen diğer özellikler şunlardır.

“Geç uykusuzluk olmaksızın erken uykusuzluk”

“Tersine diurnal değişme” hastanın duygudurumu sabahları daha iyidir

“Endojen depresyonun” klasik belirtileri genellikle yoktur.( suçluluk, kilo kaybı,sabahları kötüleşme)

“Major depresif bozuklukta görülenden daha ağır motor retardasyon”

“Artmış anxiete ( panik bozukluk ve sosyal fobi) somatizasyon bozukluğu ve madde kötüye kullanımı komorbiditesi”

2001 yılında Posternak tarafından yapılan bir araştırmanın sonucunda aşağıdaki iştah artışının  kadınlarda daha sık görüldüğü, orta yaşlarda ( 30-50) pik yaptığı,  duygudurum tepkiselliğinin kadınlarda daha yüksek olduğu ve  hastalığın şiddeti arttıkça azaldığı, uyku artışının genç hastalarda ve kadınlarda  daha  sık görüldüğÜ, kurşun  paralizisinin   kadınlarda,    şiddetli  ve kronik depresyonlarda daha sık görüldüğü ancak genç yaşla ilgisi olmadığı, reddedilmeye duyarlılığın ise orta yaşta, şiddetli ve kronik depresyonda daha sık görüldüğü anlaşılmıştır.

Atipik depresyonun demografik ve psikososyal özellikleri üzerinde yapılan az sayıda çalışmada , başlangıç yaşının erken olduğu (< 30), kadınlarda daha sık görüldüğü, melankolik özellikli depresyondan daha kronik bir seyir gösterdiği, sosyal fobi ve çekingen kişilik bozukluğu ile birlikteliğinin sık olduğu, bipolar I / II bozukluğun major depresif epizodunda ve mevsimsel özellikli depresyonda atipik olmayan depresyona göre  daha sık görüldüğü, tekrarlama sıklığının fazla olduğu, diğer psikiyatrik bozukluklarla  bozuklukları ile birlikteliğinin yüksek olduğu,  hastalığın şiddetinin  atipik olmayan depresyondan farklı olmadığı yolunda sonuçlara ulaşılmıştır

Uygun bir tedaviyle bu hastaların büyük bir kısmında sosyal uyumun iyi veya çok iyi olarak değerlendirildiği, bir çoğunun çalışabildiği, iş ve eğlence hayatında çok az veya hiç sorun yaşamadıkları, kendi subjektif değerlendirmeleriyle yaşadıkları hayattan büyük oranda tatmin oldukları görülmüş. Bu insanların özellikle aile bireyleri dışındaki  kişilerarası ilişkilerde problem yaşadıkları, üçte birinin özellikle arkadaş ilişkilerinin zayıf olduğu görülmüş. Bu sonuçlar reddedilmeye duyarlılığın atipik depresyonun semptomlarından biri olduğu göz önünde bulundurulduğunda şaşırtıcı olmadığı düşünülmektedir. Hayatları boyunca kişilerle ilişkilerinde duyarlı olan bu insanların yaşam biçimleri ve uğraşlarını bu özelliklerine göre düzenlemeleri sonucunda hastalığın olumsuz etkilerini bir ölçüde azaltabildikleri  ileri sürülmektedir.                    

PSİKİYATRİK MUAYENE VE PSİKOTERAPİ

BURSA PSİKİYATRİ TV - VİDEOLAR

KATILDIĞIMIZ ETKİNLİKLER

HOBİLER VE UĞRAŞLAR

ÖNERİLEBİLECEK SİTELER

BURSA'DA SAĞLIK

BURSA'DA KÜLTÜR VE SANAT

ÖNEMLİ TELEFONLAR

ÇOK OKUNANLAR

HAVA DURUMU
ISTANBUL ANKARA BURSA
İSTANBUL ANKARA BURSA