Bursa Psikiyatri
  Psikiyatrist ve Psikoterapist Ali Algın Köşkdere  0224 232 33 70  0224 232 33 02 0554 342 82 88
PSİKİYATRİ

ÖZEL DOSYALAR

PSİKİYATRİ ÇALIŞANLARINA

PSİKİYATRİ/PSİKOLOJİ KİTAPLIĞI

SANAT-I-YORUM

Psikoterapide Nesne Iliskisi

Agir Kisilik Bozukluklarinda Psikoterapötik Stratejiler

Sevgi, Suçluluk ve Onarım

Göç ve Kimlik

Psikanalitik Psikoterapiler

Yas Tutmama Mücadelesi

22/08/2005'den beri
 Bugün  135 
 Toplam  1535665 
Bugün: 24/04/2014

Anasayfa »

ÇOCUKLUK ÇAĞI ŞİZOFRENİSİ


Şizofreni özellikle düşünce, algı ve duygulanım alanlarında bozulmalarla seyreden ciddi bir ruhsal rahatsızlıktır. İlk tanı genellikle ergenlik ya da erken erişkinlik döneminde konulmaktadır. Çocukluk döneminde ise şizofrenik bozukluklara ilişkin belirti ve bulgular az görülmekle birlikte belirtilerin daha atipik seyredebilme ihtimali, hekimlerin bilgi azlığı  ve bu tanıyı koymaktan çekinmeleri nedeniyle zaman zaman atlanabildiği ve bunu da hastanın tedavisini aksattığı bilinmektedir.

Yapılan araştırmalar, erkeklerde 1,5–2 kat daha sık olduğunu ve erkek çocukların daha erken yaşlarda belirti verdikleri gösterilmiştir. Ayrıca çocukluk başlangıçlı olgularda ailesel yatkınlığın 2-3 kat daha fazla olduğu gözlenmiştir.

Belirtiler:

Şizofreni tedavisinde en krtik nokta erken tanı ve tadaviye erken başlayarak iyi süreç elde etmektir. Dolayısyla belirtiler tam belirgin hale gelmeden erken evrede tanı koyabilmek çok önem taşımaktadır. Başlangıç için kesin birşey söylememekle birlikte 6 yaşın altında halüsinasyon ve hezeyan gibi pozitif belirtilerin görülmediği kabul edilir. Halüsinasyon; diğer insanların hissedemediği şeyler işitmeye, görmeye ve hissetmeye verilen addır. Hezeyan ise,  başkaları için uygunsuz ya da olanaksız görünen, doğru olmayan tuhaf fikirlerin bulunması halidir.

    Erişkin başlangıçlı şizofrenideki tüm belirtiler çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan şizofrenide de görülmektedir. Başlangıç ani olabileceği gibi çoğunlukla yavaş ve sinsidir. Yavaş seyir gösteren şizofrenide başlangıçta  henüz ciddi psikotik belirtiler ortaya çıkmadan dikkat toplama güçlüğü, toplumsal ilgiyi kaybetme, içine kapanma, kendine bakımda azalma, okul başarısında düşme, dini uğraşılarda artma gibi belirgin olmayan belirtiler görülebilir.Hastalık öncesi özelliklere bakıldığında çocukların dil ve motor fonksiyonların da sosyal fonksiyonlarla beraber gerileme ve bozulma olduğu saptanmıştır.

Ergenliğe doğru bu belirtiler devam eder. Bazen aşırı hareketlikilk, depresif  belirtiler, saldırgan davranışlar, garip uğraşlar görülebilir.  Hezeyan ve halüsinasyonlar  çocuklarda daha az oranda görülmektedir. Hastalar sıklıkla garip davranışlar ve konuşmalar sergilerler. Gerçekte olmayan sesler işitmeye ve hayaller görmeye başlarlar. En sık olarak işitsel halüsinasyonlar görülür. Bunlar daha çok suçlayıcı, emir verici ya da karşılıklı konuşma sesleri şeklinde olmaktadır. Çoğu zaman düşüncelerini organize edemediklerinden neden sonuç ilikisinde bütünlük yoktur, daldan dala atlarlar. Cümleler arasında bağ ve ilişki kurmak zorlaşır. Konuşma kesilmelerinde,  gramer hatalarında aldırmaz görünürler.

       Bu dönemde sık görülen bir belirti grubuda obsesif kompulsif (saplantı- zorlantı)  yakınmalardır. Şizofrenik hastalarda başlangıç döneminde ciddi obsesif kompulsif belirtiler olabileceği belirtilmektedir Özellikle takıntılı düşüncelerin hezeyan olup olmadığının iyi ayırt edilmesi,  obsesif kompusif bozuklukla karıştırılmaması gerekmektedir.

   Değerlendirme ve Laboratuar Bulguları:

1)     Öykü alınması: Erken gelişim dönemleri, özellikleri, tıbbi ve aile öyküsü

2)     Psikilojik değerlendirme: Zeka düzeyinin belirlenmesi, uyum davranışlarının belirlenmesi, projektif testler, iletişim becerilerinin değierlendirilmesi

3)     Psikiyatrik Muayene: Düşünce ve algı bozukluklarının değerlendirilmesi, eşlik eden duygu sorunlarınındeğerlendirilmesi, gidiş ile ilgili özelliklerin belirlenmesi

4)     Tıbbi Muayene: Eşlik eden tıbbi sorunlara yönelik fizik muayene, olası madde kullanımının değerlendirilmesi, zehirlenme vs. tıbbi durumların araştırılması.

Şizofreni için tanı koydurucu bir laboratuar bulgusu yoktur.

Ayırıcı tanı:

Çocuklarda normal olarak görülen hayali arkadaşlar ve kendi kendine konuşma  işitsel ve görsel halüsinasyonlarla karıştırılabilir.

  Şizofrenin otistik bozuklukla ayırt edilmesi gerekmektedir. Dil, duygulanım ve kişiler arası ilişki bozukluları ortak özellik olarak görülürken otistik belirtiler 3 yaşın altında tanı alır. Şizofreni vakaları bukadar erken yaşta görülmez. Ayrıca otistik bozuklukta hezeyan ve halüsinasyonlar yoktur.

  Şizofren çocuklarda depresif belirti ve davranış sorunlarının, davranım bozukluğu başta olmak üzere bazı kişilik bozukluklar, depresyon, kaygı bozukluğu ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ile karıştırılma ihtimali vardır.

  Obsesif kompulsif bozuklukta;   takıntılı düşüncelerin çok yoğun olan olgularda hastanın gerçeği değerlendirme yetisi iyi anlaşılamayabilir. Ayrıca şizofrenik hastalarda da takıntılı düşünce ve davranışlar olabilir. Bu nedenle bu hastalıkların ayrımı iyi yapılmalıdır. 

Tedavi :

  Çocuklarda etkin tanı ve tedavi için belirti ve klinik seyrin bilinmesi yanında çocuk ya da gencin gelişimsel, sosyal, eğitimsel ve psikolojik gereksinimlerinin anlaşılmasıda önemli olmaktadır. Bu nedenle şizofrenik belirtileri ortadan kaldırmaya yönelik özgül tedavi ruhsal, sosyal, eğitimsel gereksinimlere yönelik çok yönlü bir tedavi programı gerektirmektedir.

  Tedavi bileşenlerinin başında ilaç tedavisi gelmektedir. Bu tedavini etkinliğini artırmak ve sosyal uyumu güçlendirmek için  özgül rehabilitasyon yöntemleri, bireysel psikoterapi ve aile odaklı terapilerde uygulanabilmektedir.. Tedavi psikiyatrik belirtileri hafifletme, sosyal uyumu artırma ve tekrarları önelemek amacı üzerine odaklanır.

PSİKİYATRİK MUAYENE VE PSİKOTERAPİ

BURSA PSİKİYATRİ TV - VİDEOLAR

KATILDIĞIMIZ ETKİNLİKLER

HOBİLER VE UĞRAŞLAR

ÖNERİLEBİLECEK SİTELER

BURSA'DA SAĞLIK

BURSA'DA KÜLTÜR VE SANAT

ÖNEMLİ TELEFONLAR

ÇOK OKUNANLAR

HAVA DURUMU
ISTANBUL ANKARA BURSA
İSTANBUL ANKARA BURSA