• PSİKANALİZE GİRİŞ

  • KENDİLİK VE NESNE
    İLİŞKİLERİ

  • PSİKANALİZ

  • PSİKANALİTİK
    PSİKOTERAPİLER

  • PSİKANALİZLE
    SANAT-I-YORUM

DİYET, ZAYIFLAMA VE İNKAR: ANOREKSİYA

DİYET, ZAYIFLAMA VE İNKAR: ANOREKSİYA

Anoreksiya Nervozada kişinin, zihni diyetle sürekli meşgul olur, aşırı kilo kaybı vardır, kişi zayıfladığını fark edemez ve inkar eder.  Hastaların %95’i kadındır. En çok, yüksek sosyal sınıftaki ergen kadınlarda görülür. Düşük özsaygı, kişisel yetersizlik hissi içindedirler.

Beklenen kilonun çok altında olmalarına rağmen kilo almaktan ve şişman biri olmaktan aşırı derecede korkarlar. Az yeme, kalori hesabı yapma, yedikten sonra kusma, iştah kapatıcı diyetler uygulama ve sürekli hareket etme ile kilo almayı durdururlar.

Vücut ağırlıklarını ya da biçimlerini algılamaları oldukça çarpıktır ve düşünceleri kilolarına ve görünümlerine takılmıştır. 

Hastalık genelde ergenlik döneminde başlar. Hastaların ailelerinin yüksek beklentileri vardır ve onlar da her zaman doğru olanı yapmaya ve mükemmel bir çocuk olmaya güdülenmişlerdir.

Aileler, çocuklarına karşı aşırı koruyucu ve düşkündürler. 

Çevre ve kültür de bu hastalığın gelişiminde önemli bir rol oynar. Kültürün ve toplumun istediği “ideal beden şeklini” benimserler. İdeal beden ölçüleri, “başarı”, “güzellik”, “saygınlık” gibi anlamlar kazanır.

“İdeal bedeni yaklama” maskesi altında kadınlığın reddi ve protestosu yatar.  Bu kadınların, ergenlikle ortaya çıkan cinselliklerini kabullenmekte güçlük çektikleri görülür. Zayıflama ile adet döngüsünü durdururlar, göğüslerinin ve kalçalarının büyümesini engelleyerek cinsiyet belirleyici özelliklerin ortaya çıkmaması için mücadele ederler.

Bu sorunların oluşmasında anne-baba kız üçgenindeki ilişkilerde yaşanan yoğun ve çözümlenememiş sorunlar etkilidir.