Bursa Psikiyatri
  Psikiyatrist ve Psikoterapist Ali Algın Köşkdere  0224 232 33 70  0224 232 33 02 0554 342 82 88
PSİKİYATRİ

ÖZEL DOSYALAR

PSİKİYATRİ ÇALIŞANLARINA

PSİKİYATRİ/PSİKOLOJİ KİTAPLIĞI

SANAT-I-YORUM

Psikoterapide Nesne Iliskisi

Agir Kisilik Bozukluklarinda Psikoterapötik Stratejiler

Sevgi, Suçluluk ve Onarım

Göç ve Kimlik

Psikanalitik Psikoterapiler

Yas Tutmama Mücadelesi

22/08/2005'den beri
 Bugün  21 
 Toplam  1536490 
Bugün: 25/04/2014

Anasayfa » NORMAL SEYİR

NORMAL SEYİR

Ergenlik ve ergenlikte bedensel gelişim


    Ergenlik hızlı değişim ve yeniden yapılanma dönemidir. Hızlı değişim ve yeniden yapılanma sadece bedenin hızlı büyümesi, cinsel organların değişmesi, dürtülerin şiddetlenmesiyle sınırı değildir, ruhsal yapımız da bu evrede hızla değişir ve yeniden yapılanır.  Yani bu gelişim ve değişimler; bedensel, psikolojik, sosyal ve bilişsel alanlarda kendini göstermektedir.

  Ergen geçmişi, bugünü ve geleceğiyle ilgili sorular ve sorunlarla boğuşmakta,  kendisi, yaşadığı çevre ve beklentilerle ilgili birçok soruya cevap aramaktadır. Bu anlamda ergenlik dönemi ergenin kendini ilk kez tanımladığı ve kimliğine kavuştuğu bir dönemdir.

    Gençler bu uğraşları verirken gerçekte ne için çabaladıklarının tümüyle farkında değildirler. Onlar sadece içlerinden geleni yapmaktadırlar. Önemli olan her gencin temelde şu savaşı verdiğinin anlaşılmasıdır: kişiliğindeki güçlü ya da sağlıklı yanları ön plana çıkararak kendisini olabilecek en olumlu biçimde var etmek ve toplum tarafından da öyle tanınmak.

   Erikson’a göre insanlar ergenlik dönemine gelinceye kadar belirli dönemlerden geçerler. Ergenlerin  bu gelişim görevlerini yerine getirebilmesi için daha önceki yılların gelişim görevlerini zamanında tamamlaması ve fizyolojik gelişimi açısından yaşına uygun bir olgunluk düzeyine erişmiş olması gerekmektedir. Geçmiş gelişim dönemlerinde  başarı yada olumsuzluklarla  aşılan her  dönem belli kazançları yada olumsuz duyguları sağlar.  İlk yıl  güvene karşı güvensizlik, bir üç yaş arası; özerklik duygusu ya da karşıt olarak utanç geliştirme, üç altı yaş arası; girişim duygusuna karşı suçluluk, ilkokul döneminde; iş yapıcılık ya da aşağılık duygusu geliştirme, ergenlik öncesi dönemlerde kazanılan duygulardır. Gelişimin yönünü belirleyen bu dönemlerdeki ruhsal- toplumsal bunalımların nasıl çözümlendiğidir. Çünkü bir bunalımın nasıl çözüm bulduğu, ilerde yaşanacak bunalımların nasıl çözümleneceğini de az ya da çok belirler. 

BEDENSEL VE CİNSEL GELİŞİM

    Ergenlerin bu dönemde verdikleri uğraşların başında kendi bedenlerini tanımak,  kendi cinsine ait cinsel kimliği oturtmak gelir.  Ergenlikte şiddetlenen biyolojik değişikliklerin neden olduğu değişim yeniden yapılanma sorunlarını ve sıkıntılarını da birlikte getirir. Erikson (1956) bunun “normal kriz” yani döneme özgü bir bunalım olduğunu belirtmiştir.

 BEDENSEL DEĞİŞİMLER:

Birincil ve ikincil cinsiyet özellikleri

  Bedensel değişmeler  birincil ve ikincil denilen cinsiyet özelliklerinin değişmesiyle olur.  Üreme fonksiyonu ile doğrudan ilgili olan birincil cinsiyet özellikleri (erkeklere penis, testisler, kızlarda yumurtalıklar ve rahim) ve üreme fonksiyonuyla dolaylı olarak ilgili olan(tüylerin gelişimi, erkeklerde ses değişikliği, göğüs ve kalçanın oluşumu) ikincil cinsiyet özellikleri bu evrede belirginleşmeye başlar.

   Ortalama olarak kız çocuklar erkeklere oranla yaklaşık iki yıl önce ergenlik dönemine girerler. Ergenlik dönemine girişi; yaşanılan coğrafi bölgenin iklimi, genetik yapı, sosyoekonomik koşullar ve bireysel farklılıklar gibi özellikler etkiler.  Bu dönem ülkemizde kızlarda 10-12 yaşları arasında erkeklerde 12-14 yaşları arasında başlar.

Kızlarda bedensel değişiklikler:  
    Genel olarak kızlarda meme gelişimi 10-12 yaşlarında başlar, bundan sonra genital bölgede ve koltuk altlarında kıllanma görülür ve sonraki iki yıl içinde adet kanaması başlar. Adet kanaması 10-16 yaş arasında (ortalama 12.8 yaş) başlayabilir ve genellikle ilk yıllarda düzensiz kanamalar olur. Ergenlik belirtileri başladıktan sonraki bir yıl içinde hızlı boy uzaması olur. Çocukluk döneminde ortalama olarak erkek çocukların daha kısa olan kız çocukları 10-12 yaşlarında ilk büyüme atılımı yaparlar ve bu noktada genellikle daha uzun ve ağırdırlar. Maksimum boya 16-17 yaş dolaylarında ulaşılır.

Erkeklerde bedensel değişiklikler:
    Erkek çocuklarda ergenlik testislerin büyümesi ile 11-14 yaşında başlar ve sonra genital kıllanma, penis boyutlarında büyüme, erkek tipi kas gelişimi ve daha geç dönemde sakal ve bıyık bölgesinde kıllanma ile sürer. Gelişimin bir çok alanında kızların 2 yıl gerisinde olan erkek çocuklar kendi büyüme atılımlarına genellikle 10-16 yaşları arasında (ortalama 14) başlarlar. Maksimum boya 18-20 yaşlara kadar yavaşlayarak sürer.

Bana Neler Oluyor?

 Fizik ve hormon yapısındaki bütün bu hızlı ve ani değişiklikler bir bocalama ve kendini yeniden değerlendirme, kendindeki değişimlere alışabilme sürecini de beraberinde getirir.  

  Sesin kalınlaşması, yüzde ergenlik sivilcelerinin çıkması  sıkıntı kaynağı olabilir. Çünkü erkek çocuk bir cümleden diğerine başına ne geleceğini asla bilemez. Sonuçta utangaç olabilir, yetişkinlerin ve kızların onları konuşturma girişimlerinden kaçınabilirler.  Büyüme atılımı sırasında eller ve ayaklar genellikle bedenin diğer bölümlerinden daha çabuk gelişir; buda geçici bir sakarlığa ve beceriksizliğe yol açar.

   Kısa ya da çok uzun boylu olmak, çok şişman ya da çok zayıf olmak ergenin grup içerisindeki statüsünü ve arkadaş ilişkilerini etkileyen önemli bir faktördür.

      Ergenlerin başarması gereken gelişim görevlerinden ilki bedeni kabul etme görevidir. Beden imgesi yani bedenimiz hakkındaki duygularımız benlik kavramımızı yani birey olarak kendi hakkımızdaki duygularımızı etkilemektedir. Olumlu beden imgesine sahip bir ergen olumlu benlik kavramı geliştirmeye daha uygundur. Ergenin olumlu benlik kavramı geliştirmesinde, bir insanın nasıl göründüğü hakkındaki fantezileri, düşünceleri en önemlisi de yaşıtlarından daha erken ya da geç olgunlaşmış olması gibi etkenler de vardır. Bu konu ergenin her iki cinsten yaşıtları ile daha yeni ve daha olgun ilişkiler kurma görevindeki başarısını ya da başarısızlığını da etkileyecektir.

   Ailesi içinde gerektiği gibi kabul edildiğini hisseden çocuk vücudundan ne fazla bir şey bekler ne de ona gereğinden çok değer verir. Ailesi onu bütünüyle, kişiliği ile kabul ettiği için oda kendinin ve başkalarının kişiliklerini sayar. Tersine çocuk vücudunun ve gelişmesinin onunla ilgilenenlerin umutlarına uygun düşmediğini hissederse, aşağılık duygusuna kapılabilir. Bu durumda boy ve kilo bakımından belirli oranlar ya da modanın önerdiği özlenen ölçüler dışında olmanın başkalık demek olmadığını onlara kabul ettirmek için inandırıcı görünmek gerekir. Ana babaların daha ilk yıllarda başlayan rolleri işte burada ortaya çıkar: çocuğu olduğu gibi kabul edip sevmek, başkaları ile onu kıyaslamamak gibi.

 

PSİKİYATRİK MUAYENE VE PSİKOTERAPİ

BURSA PSİKİYATRİ TV - VİDEOLAR

KATILDIĞIMIZ ETKİNLİKLER

HOBİLER VE UĞRAŞLAR

ÖNERİLEBİLECEK SİTELER

BURSA'DA SAĞLIK

BURSA'DA KÜLTÜR VE SANAT

ÖNEMLİ TELEFONLAR

ÇOK OKUNANLAR

HAVA DURUMU
ISTANBUL ANKARA BURSA
İSTANBUL ANKARA BURSA