• PSİKANALİZE GİRİŞ

  • KENDİLİK VE NESNE
    İLİŞKİLERİ

  • PSİKANALİZ

  • PSİKANALİTİK
    PSİKOTERAPİLER

  • PSİKANALİZLE
    SANAT-I-YORUM

GEÇERSİZ KILMA / TANIMAMA / HESAPTAN DÜŞME / FORECLOSURE

GEÇERSİZ KILMA / TANIMAMA / HESAPTAN DÜŞME / FORECLOSURE

Sigmund Freud tarafından "tanımama (repudiation)" ile birbirinin yerine kullanılan bir terimdir. Tanımama (repudiation), Freud?un daha sık kullandığı terimdir ve dört anlam taşır gibi görünür: (1) bastırmanın son noktası, (2) üstbenliğin yargısının karşı-yatırım yapan baskısı, (3) gerçekliğin yadsınması; bu kısmi (örn., fetişizm) ya da total (örn., psikoz) olabilir ve (4) bir düşüncenin bilinçten uzaklaştırılması ve bunun gerçekleştiğine dair farkındalığın ortadan kaldırılması. Bu son anlam Freud?un şu ifadesinde en açık biçimde görülür: "Benlik bağdaşmaz düşünceyi duygulanımıyla birlikte reddeder ve düşünce benliğe hiç uğramamış gibi davranır" (1894a, s. 58). Jacques Lacan'ın (1956, 1977) çalışmasında "repudiation" ya da "foreclosure" kavramları ön plana yerleştirilir. Ona göre "foreclosure" mekanizması özellikle "Babanın-Adı"nın (ayrı maddeye bakınız) zihinden dışlanmasına gönderme yapar; bu da psikotik bir karakter örgütlenmesine yol açar.

Salman Akhtar, Comprehensive Dictionary of Psychoanalysis, s. 113

Jacques Lacan tarafından ortaya atılan terim; psikotik fenomenin kökeninde yattığı kabul edilen ve öznenin simgesel evreninden temel bir "gösteren"in (örn., iğdiş edilme karmaşasının göstereni olarak fallus) ilksel bir dışarı atımından oluşan özgül bir mekanizmayı belirtir. "Foreclosure"un bastırmadan iki anlamda farklı olduğu kabul edilir:
a) Foreclosure'a uğramış gösterenler öznenin bilinçdışına entegre edilmez.
b) "İçeriden" geri dönmezler; daha çok "Gerçek"te, özellikle halüsinasyon fenomeni aracılığıyla yeniden ortaya çıkarlar.

Lacan, Freud'un psikozdan söz ederken zaman zaman kullandığı "Verwerfung" (repudiation) terimine gönderme yaparak bunun Fransızca karşılığı olarak "forclusion"u önermiştir.

Lacan'ın bu kavram için Freudyen bir soy iddiası iki tür yorumu gerektirir; bunlar Freud'un terminolojisi ve psikotik savunma anlayışı ile ilgilidir.

Freud'un yazılarının tamamını kapsayan bir terminoloji incelemesi şu sonuçlara varılmasına izin verir:
a. Freud "Verwerfung" terimini?ve fiil biçimi "verwerfen"i?biraz farklı anlamlarda kullanır. Şematik olarak bu anlamlar üçe indirgenebilir:
(i) Örneğin bastırma kipinde işleyebilen görece gevşek bir reddetme anlamı.
(ii) Bilinçli bir mahkûm edici yargı biçiminde bir repudiation anlamı. Bu durumda Freud çoğu zaman "Urteilsverwerfung" bileşik sözcüğünü kullanır; bunun "Verurteilung" (mahkûm edici yargı) ile eşanlamlı olduğunu kendisi belirtir.
(iii) Lacan tarafından öne çıkarılan anlam; Freud'un diğer metinlerinde en iyi örneklenir. Örneğin The Neuro-Psychoses of Defence'ta (1894a) Freud psikoz hakkında şöyle yazar: "Bununla birlikte çok daha enerjik ve başarılı bir savunma türü vardır. Burada benlik bağdaşmaz düşünceyi duygulanımıyla birlikte reddeder (verwirft) ve düşünce benliğe hiç uğramamış gibi davranır."

Lacan'ın foreclosure fikrini öne çıkarmasında en kolay desteği türettiği çalışma "Kurt Adam" vaka öyküsüdür; burada "verwerfen" ve "Verwerfung" sözcükleri birkaç kez geçer. Bu bakımdan en çarpıcı pasaj kuşkusuz Freud'un öznenin iğdiş edilmeye yönelik bir dizi farklı tutumunun eşzamanlı varlığını andığı yerdir: "...üçüncü bir akım, en eski ve en derin olanı, [iğdiş edilmeyi basitçe ve safça reddetmişti (verworfen)] ve henüz iğdiş edilmenin gerçekliği sorusunu bile gündeme getirmemişti; yine de etkinliğe geçebiliyordu. Aynı hastanın beş yaşındayken gördüğü bir halüsinasyonu başka yerde aktardım..."

b. "Verwerfung" dışında Freud'un çalışmasında, bağlamları itibarıyla foreclosure kavramıyla ilişkilendirilmelerine izin veren başka terimlere de rastlanır:
? Ablehnen: savuşturmak, geri çevirmek. [Freud, S. ‘From the History of an Infantile Neurosis’ (1918b [1914])]
? Aufheben: bastırmak, ortadan kaldırmak. [Freud, S. ‘Psycho-Analytic Notes on an Autobiographical Account of a Case of Paranoia’ (1911c)]
? Verleugnen: yadsımak.

Özetle: salt terminolojik bakış açısından, Freudyen kullanımda "Verwerfung" teriminin Lacan için "foreclosure" ile her zaman aynı anlamı taşımadığı gözlemlenebilir; tersine, başka Freudyen terimler Lacan'ın kurmak istediği kavramı daha iyi belirtir.

... Son olarak, Freud'un geç dönem çalışmalarında düşüncesi Verleugnung, yani "gerçekliğin yadsınması" kavramı etrafında yoğunlaşır. Bunu esas olarak fetişizm bağlamında incelese de, böyle bir mekanizmanın varlığının bu sapkınlığı psikozla karşılaştırılabilir kıldığını açıkça belirtir (Freud, Fetishism [1927e]; An Outline of Psycho-Analysis [1940a (1938)]). Çocuğun, fetişistin ve psikotik öznenin kadında penisin yokluğunun sözde "gerçekliği"ne verdiği ortak yanıt olan yadsıma, "algı"nın kendisini kabul etmeyi reddetme ve?daha da ötesi?ondan kaçınılmaz sonucu çıkarıp iğdiş edilmeye ilişkin "çocuksu cinsel kuramı" kabul etmeme olarak anlaşılır. 1938'de Freud iki karşıt savunma kipini varsayar: "iç dünyadan dürtüsel bir talebin reddi" ve "gerçek dış dünyanın bir bölümünün yadsınması." 1894'te psikotik savunmayı neredeyse aynı terimlerle tanımlamıştı: "Benlik bağdaşmaz düşünceden kopar; fakat bu düşünce bir gerçeklik parçasıyla ayrılmaz biçimde bağlantılıdır; dolayısıyla benlik bunu başardığı ölçüde kendisi de gerçeklikten bütünüyle ya da kısmen kopmuş olur."

... Farklı Freudyen metinlerde, çocuk iğdiş edilmeyi reddettiğinde (verworfen) ya da yadsıdığında (verleugnet) reddedilen şeyin ne olduğu konusunda kuşkusuz bir muğlaklık vardır. İğdiş edilmenin kendisi midir? Eğer öyleyse, reddedilen şey bir algı değil, olguların kuramsal bir yorumudur. Yoksa söz konusu olan kadının "penis yokluğu" mudur? Bu durumda da bir sorun kalır; çünkü yokluk yalnızca olası bir varlıkla ilişkilendirildiği ölçüde algı olgusu olduğundan, bir "algı"nın yadsındığından nasıl söz edebiliriz?

Laplanche, J., Pontalis, J.B. (1973). The Language of Psychoanalysis, London: The Hogarth Press and the Institute of Psycho-Analysis.